İş Hukuku
Tazminat ve Alacak Davaları
İş Hukukunda Maddi ve Manevi Tazminat Davaları
Çalışma hayatında yaşanan hukuka aykırı uygulamalar; çalışanın bedensel bütünlüğünü, ekonomik durumunu ve kişilik haklarını etkileyebilir. Bu gibi durumlarda, somut olayın özelliklerine göre maddi tazminat (gerçek ekonomik kayıplar) ve/veya manevi tazminat (kişilik hakları ve yaşanan elem–ızdırap nedeniyle) talep edilebilir.
Aşağıda, iş hukukunda en sık karşılaşılan tazminat sebepleri özetlenmiştir.
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Kaynaklı Tazminatlar
İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle çalışan, geçici veya kalıcı şekilde çalışamaz hale gelebilir ya da gelir kaybına uğrayabilir. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ihlal etmesi, denetim ve organizasyon eksiklikleri veya gerekli önlemleri almaması halinde tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.
Talep edilebilecek maddi zarar kalemleri:
-
Tedavi, ilaç, ameliyat, tıbbi cihaz, bakım ve rehabilitasyon giderleri
-
Geçici iş göremezlik sürecinde gelir kaybı
-
Sürekli sakatlık/iş gücü kaybına bağlı kazanç kaybı
-
Çalışma gücü azalmasına bağlı ek gelir kaybı ve diğer zorunlu giderler
Manevi tazminat ise olayın ağırlığı ve etkisine göre ayrıca talep edilebilir.
İş Sözleşmesinin Haksız ve Hukuka Aykırı Feshi
İş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli/haklı neden olmaksızın sona erdirilmesi; çalışan açısından ciddi ekonomik kayıplara yol açabilir. Feshin şekli, gerekçesi ve ispat durumu önemlidir.
Somut olaya göre gündeme gelebilecek başlıca talepler:
-
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı (şartları varsa)
-
Ücret, fazla mesai, yıllık izin, prim/ikramiye gibi işçilik alacakları
-
İş güvencesi kapsamındaki çalışanlar için işe iade ve bağlantılı sonuçlar
-
Fesih sebebinin kişilik haklarını zedelemesi halinde manevi tazminat
Çalışma Koşullarının İhlali ve İş Sağlığı–Güvenliği Eksiklikleri
İşveren; sağlıklı ve güvenli çalışma koşullarını sağlamak, riskleri önlemek ve gerekli organizasyonu kurmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüklerin ihlali sonucu doğan zararlar bakımından tazminat sorumluluğu doğabilir.
Örnek ihlaller:
-
Yetersiz iş güvenliği eğitimi ve denetim
-
Koruyucu ekipman eksikliği
-
Aşırı iş yükü, dinlenme hakkının ihlali
-
Tehlikeli görevlendirme ve risk değerlendirmesi eksiklikleri
Mobbing (Psikolojik Taciz) ve İşyerinde Sistematik Kötü Muamele
Mobbing; çalışanın kişilik haklarını hedef alan, süreklilik arz eden ve sistematik şekilde uygulanan psikolojik baskı ve yıldırma davranışlarıdır. Bu süreç; çalışan üzerinde stres, kaygı, itibar kaybı, iş performansında düşüş ve psikolojik/bedensel rahatsızlıklar doğurabilir.
Mobbing iddialarında sıklıkla değerlendirilen davranış örnekleri:
-
Sürekli aşağılayıcı söz ve tutumlar, küçük düşürme
-
İzolasyon, dışlama, görev tanımını bozma
-
Keyfi disiplin süreçleri, baskı ve tehdit
-
Kariyer engelleme, sistematik itibarsızlaştırma
Somut olayda koşulları varsa manevi tazminat ve buna bağlı diğer talepler gündeme gelebilir.
Cinsel Taciz
İşyerinde cinsel taciz; çalışanın bedensel ve ruhsal bütünlüğünü ve kişilik haklarını ağır biçimde ihlal eder. Tacizin bizzat fail tarafından gerçekleştirilmesi yanında, işverenin önleyici ve koruyucu tedbirleri almaması halinde de sorumluluk değerlendirilir.
Bu tür olaylarda, somut vakıaya göre manevi tazminat, iş ilişkisinin sona ermesine bağlı haklar ve diğer hukuki yollar gündeme gelebilir.
Ayrımcılık ve Eşit Davranma İlkesine Aykırılık
İşverenin işe alım, ücret, terfi, görev dağılımı, çalışma koşulları veya fesih süreçlerinde eşit davranma ilkesine aykırı hareket etmesi halinde; çalışanın hem ekonomik hem de kişilik haklarına ilişkin zararları doğabilir.
Örnek durumlar:
-
Emsal çalışanlara göre düşük ücret/prim uygulaması
-
Keyfi terfi engeli, ayrımcı görevlendirme
-
Hamilelik, cinsiyet, yaş vb. gerekçelerle olumsuz işlem
Somut olaya göre maddi ve/veya manevi tazminat talepleri değerlendirilebilir.
Tazminat Davası Süreci Nasıl İlerler?
Genel hatlarıyla süreç şu şekilde yürür:
- Ön değerlendirme: Olayın türü, deliller, süreler ve talep kalemleri analiz edilir.
- Delil planı: Tanıklar, yazışmalar, bordro–puantaj, raporlar, kamera kayıtları vb. belirlenir.
- Dava/başvuru: Uyuşmazlığın niteliğine göre yasal yol işletilir.
- Yargılama: Delillerin toplanması, bilirkişi incelemeleri, duruşmalar.
- Karar ve tahsil: Karar sonrası icra/tahsil süreçleri değerlendirilir.
Hangi Deliller Önemli Olabilir?
Her dosya kendi içinde değerlendirilir; ancak uygulamada sık kullanılan deliller şunlardır:
-
SGK kayıtları, işyeri giriş–çıkış/puantaj verileri
-
Bordrolar, banka ödeme kayıtları, e-posta/mesajlaşmalar
-
İşyeri yazışmaları, tutanaklar, performans değerlendirmeleri
-
Kamera kayıtları, görev tanımları, iç yönetmelikler
-
Sağlık raporları, hastane kayıtları, uzman görüşleri
-
Tanık beyanları
Not: Hukuki Değerlendirme Somut Olayla Yapılır
Tazminat türü ve miktarı; olayın niteliğine, kusur durumuna, ispat gücüne ve zarar kalemlerine göre değişir. Bu nedenle sağlıklı bir yol haritası için somut belge ve bilgilerle dosya analizi yapılması önemlidir.
İletişim / Danışma
İş kazası, meslek hastalığı, mobbing, ayrımcılık, cinsel taciz veya haksız fesih gibi uyuşmazlıklarda hak ve seçeneklerinizi değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İşe İade Davası
İşe İade Davası Nedir?
İşe iade davası; işverenin iş sözleşmesini geçerli bir nedene dayanmadan veya fesihte usule aykırı şekilde sona erdirdiği durumlarda, işçinin işine geri dönmesini ve iş güvencesi kapsamında doğan haklarının uygulanmasını amaçlayan dava türüdür. Uygulamada çoğu kez “haksız fesih” denilse de teknik olarak tartışma, feshin “geçerli nedene dayanıp dayanmadığı” üzerinde şekillenir. Bu davalarda süreler kısa olduğu için, fesih bildiriminin tebliğinden sonra hızlı ve planlı hareket etmek önemlidir.
Hangi Durumlarda Açılabilir?
İşe iade davası, her fesihte otomatik olarak gündeme gelmez. İş güvencesinden yararlanabilmek için işyerindeki işçi sayısı, işçinin kıdemi, sözleşmenin belirsiz süreli olması ve işçinin üst düzey işveren vekili konumunda bulunup bulunmadığı gibi kriterler somut olaya göre değerlendirilir. Ayrıca fesih gerekçesinin gerçekten geçerli sebep oluşturup oluşturmadığı, fesihte ölçülülük ve tutarlılık ilkelerine uyulup uyulmadığı da davanın temelini belirler.
Geçerli Sebep Ne Demektir?
Geçerli sebep; işçinin yeterliliğinden, davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan ve somut delillerle desteklenebilen nedenler olarak karşımıza çıkar. Özellikle performans veya disiplin gerekçeli fesihlerde ölçümün objektif olması, süreçlerin belgelendirilmesi, işçiye savunma ve iyileştirme imkânı tanınıp tanınmadığı gibi hususlar kritik rol oynar. İşletmesel gerekçeli fesihlerde ise gerçek bir organizasyonel ihtiyaç olup olmadığı, daha hafif önlemlerle aynı sonuca ulaşılıp ulaşılamayacağı ve uygulamanın tutarlılığı tartışılır.
Süreler Neden Bu Kadar Önemli?
İşe iade uyuşmazlıklarında süreler çoğu zaman hak kaybına yol açabilecek niteliktedir. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren arabuluculuğa başvuru süresi, arabuluculuk sonunda anlaşma olmazsa dava açma süresi ve karar kesinleştikten sonra işe başlamak için işverene başvuru süresi ayrı ayrı önem taşır. Bu nedenle fesih tebliğ edildiği anda sürecin takvimi çıkarılmalı ve tüm adımlar zamanında atılmalıdır.
Zorunlu Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
İşe iade talebiyle dava açmadan önce arabuluculuk aşamasına başvurmak zorunludur. Arabuluculuk görüşmelerinde taraflar anlaşırsa süreç genellikle daha hızlı ve öngörülebilir şekilde sonuçlanabilir. Anlaşma sağlanamazsa, düzenlenen son tutanakla birlikte işe iade davası açma hakkı doğar. Arabuluculukta yapılacak anlaşma metninin kapsamı, özellikle feragat ve ibraya ilişkin ifadeler bakımından dikkatle kurulmalıdır.
Dava Nerede Açılır, Mahkeme Ne İnceler?
İşe iade davaları kural olarak iş mahkemelerinde görülür. Mahkeme; feshin yazılı yapılıp yapılmadığını, fesih gerekçesinin açık ve tutarlı olup olmadığını, ileri sürülen nedenin geçerli sebep teşkil edip etmediğini ve tarafların sunduğu delilleri birlikte değerlendirir. Performans veya disiplin iddiası varsa süreç yönetimi ve belgelendirme; işletmesel gerekçe varsa organizasyonel ihtiyaç ve uygulama tutarlılığı çoğu dosyada belirleyici olur.
İşçi Lehine Karar Çıkarsa Ne Olur?
Mahkeme feshin geçersizliğine karar verirse, işçinin işe iadesi yönünde hüküm kurabilir. İşveren işçiyi işe başlatmazsa, iş güvencesi kapsamında işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süreye ilişkin ücret ve haklar gündeme gelebilir. Karar sonrası işçinin süresinde işe başlamak için işverene başvurması, bu sonuçlardan yararlanabilmesi açısından kritik bir aşamadır.
İşe İade ile Tazminat ve Alacak Talepleri Aynı Şey mi?
İşe iade davası esasen iş güvencesine ilişkindir. Bununla birlikte, ücret, fazla mesai, yıllık izin, prim gibi işçilik alacakları ile feshe eşlik eden kişilik hakkı ihlalleri (örneğin mobbing, ayrımcılık, itibar zedeleyici isnatlar) somut olaya göre ayrıca değerlendirilir. Hangi taleplerin birlikte, hangilerinin ayrı süreçte yürütüleceği, delil durumuna ve dosya stratejisine göre belirlenmelidir.
Hangi Deliller Öne Çıkar?
İşe iade dosyalarında fesih bildirimi, ihtarlar, savunma yazışmaları, performans kayıtları, işyeri iç yazışmaları, bordrolar, banka ödemeleri, puantaj ve giriş-çıkış kayıtları ile tanık anlatımları sık kullanılan delillerdendir. İşletmesel fesihlerde organizasyon şemaları, kadro planlaması ve benzeri kurumsal kayıtlar da değerlendirmeye konu olabilir. Delillerin doğru seçimi ve doğru sırayla sunulması, davanın sonucuna doğrudan etki eder.
Neden Hukuki Destek Önemli?
İşe iade uyuşmazlıkları, hem sürelerin kısa olması hem de fesih gerekçesinin teknik değerlendirme gerektirmesi nedeniyle uzmanlık ister. Sürecin başında doğru stratejinin kurulması, arabuluculuk aşamasının etkin yönetilmesi ve delil planının eksiksiz hazırlanması, hak kaybı riskini azaltır ve sonuca etkili biçimde yön verir.
İletişim
İşe iade, geçersiz fesih, işçilik alacakları ve feshe bağlı diğer haklar bakımından dosyanızın değerlendirilmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Hizmet Tespit Davası
Hizmet Tespit Davası Nedir?
Hizmet tespit davası; bir kişinin belirli bir dönem boyunca fiilen çalışmasına rağmen bu çalışmanın Sosyal Güvenlik Kurumu’na hiç bildirilmemesi ya da eksik bildirilmesi halinde, söz konusu çalışmanın hizmet olarak tespitini amaçlayan davadır. Temel hedef, gerçekte var olan çalışma ilişkisinin hukuken ortaya konulması ve buna bağlı sosyal güvenlik kayıtlarının düzeltilmesidir.
Kimler Hizmet Tespit Davası Açabilir?
Bu dava çoğunlukla, çalıştığı halde sigortası yapılmayan veya çalışma gün/ücret bildirimleri eksik yapılan çalışanlar tarafından açılır. Bazı durumlarda hak sahipleri bakımından da (özellikle ölüm halinde) hizmetin tespiti gündeme gelebilir. Her somut olayda davayı açabilecek kişi ve sıfat, çalışmanın niteliği ve talebin kapsamına göre değerlendirilir.
Neden Açılır, Ne Sağlar?
Hizmet tespiti, yalnızca “sigorta girişi yapıldı mı yapılmadı mı” meselesi değildir; tespit edilen çalışma dönemleri, sosyal güvenlik bakımından prim gün sayısını ve sigortalılık süresini etkiler. Bu durum emeklilik hesabından geçici iş göremezlik haklarına kadar birçok sonuca temas edebilir. Ayrıca işçilik alacakları, kıdem tazminatı hesabı, yıllık izin gibi haklarda ve bazı dosyalarda iş güvencesi tartışmalarında da dolaylı etkiler doğurabilir. Hangi hakka nasıl etki edeceği, tespit edilen dönem ve çalışmanın niteliğine göre değişir.
Çalışma İlişkisinin Niteliği Nasıl Değerlendirilir?
Hizmet tespitinde en kritik konu, ilişkinin gerçekten bir iş sözleşmesi kapsamında “işçi-işveren” ilişkisi olup olmadığıdır. Uygulamada kimi zaman “danışmanlık”, “freelance”, “eser sözleşmesi”, “taşeron” veya “şirket üzerinden fatura kesme” gibi görünümlerle çalışmanın niteliği tartışmalı hale gelir. Mahkeme; fiili çalışmanın nasıl yürüdüğüne bakar ve özellikle bağımlılık unsuru, çalışma düzeni, talimatla çalışma, işyerine bağlılık, süreklilik, denetim gibi kriterlerden hareketle ilişkinin niteliğini belirler.
İşverenin İtirazı ve Savunmaları
İşveren tarafı, çoğu dosyada çalışmanın hiç olmadığını, belirli dönemlerde çalışılmadığını veya ilişkinin iş sözleşmesi değil bağımsız bir hukuki ilişki olduğunu ileri sürerek itiraz eder. Bazen de çalışmanın kısmi olduğu, gün sayısının farklı olduğu ya da ücretin bildirildiği şekilde olmadığı savunulur. Bu nedenle dosyanın başarısı, iddia edilen dönem ve çalışma biçiminin delillerle ispatlanmasına bağlıdır.
Dava Nerede Görülür, Süreç Nasıl İlerler?
Hizmet tespit davaları kural olarak iş mahkemelerinde görülür. Yargılama, tarafların iddia ve savunmalarını sunmasıyla başlar; ardından deliller toplanır, tanıklar dinlenir ve çoğu dosyada SGK kayıtları ile işyeri kayıtları üzerinde inceleme yapılır. Mahkeme, fiili çalışmanın varlığını ve kapsamını belirleyerek karar verir. Karar, kanun yollarına götürülebilir; dosya üst incelemeden geçerek kesinleştiğinde tespit edilen dönemlerin SGK kayıtlarına etkisi gündeme gelir.
Sonuçlar Nelerdir?
Mahkeme, davacının belirli tarihler arasında işçi statüsünde çalıştığını tespit ederse, bu çalışma dönemleri sosyal güvenlik kayıtları açısından sonuç doğuracak şekilde değerlendirilir. Tespitin kapsamı; gün sayısı, dönem aralığı ve çalışmanın niteliğine göre şekillenir. Bu sonuçlar, prim günleri ve sigortalılık süresi başta olmak üzere sosyal güvenlik haklarına doğrudan etki eder; bazı durumlarda işçilik alacakları ve tazminat hesaplarına da dayanak oluşturabilir.
Delil ve İspat Neden Önemli?
Hizmet tespit davaları, çoğu zaman belge ve tanık üzerinden yürür. Bordro ve puantaj, banka ödeme kayıtları, yazışmalar, işyeri iç kayıtları, görev tanımı ve fiili çalışma düzenini gösteren her türlü veri önem kazanır. Çalışmanın ne zaman başladığı, hangi dönemlerde sürdüğü, nasıl bir bağımlılık ilişkisi içinde yürüdüğü ve ücretin nasıl ödendiği netleştirildikçe ispat gücü artar.
Neden Hukuki Destek Önemli?
Hizmet tespit davaları, sosyal güvenlik ve iş hukuku kesişiminde yer aldığı için teknik detay içerir. Dönemlerin doğru belirlenmesi, iddia kapsamının doğru kurulması, delil planının eksiksiz hazırlanması ve savunmaların doğru yönetilmesi, davanın sonucunu doğrudan etkiler. Bu nedenle dava açmadan önce veya dava sürecinde hukuki değerlendirme ve temsil desteği almak, hak kaybı riskini azaltır.
İletişim
Sigortasız çalışma, eksik gün/ücret bildirimi, hizmet tespiti ve buna bağlı sosyal güvenlik haklarınız hakkında dosyanızın değerlendirilmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.